Madrid kökenli firma SelgasCano tarafından tasarlanan 15. Serpentine Pavyonu iç ve dış tasarımı ile dikkat çekiyor.

3.jpgDört farklı noktadan girişe sahip olan pavyonda kurgulanan iki farklı katman “iç-dış” yüzey olarak tanımlanıyor ve her biri farklı deneyim alanları sunuyor. İç katmanda kafe ve oturma alanları yer alırken, dış katmandaki her gezinti ve kayboluş farklı bir deneyim alanı sunuyor. Deneyim alanlarının farklılaşmasında ise renkler, ışık oyunları, yansımalar ve şekil bozumları önemli rol oynuyor. Projenin mimarlarından Jose Selgas, ‘Buradaki en önemli renk beyaz.’ diyor ve ekliyor; “Çünkü beyaz beton zemin buradaki renklerin dans edebileceği bir tuval.”

Küratör Emma Enderby, ziyaretçilerin renkler, gölgeler, formlar ve malzemelerle yeni bir deneyim yaşarken sürprizlere açık olmaları gerektiğini belirtiyor. Enderby’e göre saydam ve yansıtıcı kabuk sayesinde günün farklı saatlerinde ve değişen hava koşullarında pavyonun koridorlarında farklı gözlemlerde bulunmak mümkün. Mimarlar pavyonun çok girişli ve karmaşık koridorlarını Londra metrosundan ilham alarak tasarlamışlar.

18 Ekim 2015 tarihine kadar ziyarete açık olan pavyon; etkinlik takvimine göre her cuma akşamı  sanat, müzik, şiir, film, edebiyat dalında gösteriler gerçekleştirecek.

Serpentine Galerisi 2000 yılından itibaren her yıl uluslararası alanda başarılı ancak İngiltere’de yapısı bulunmayan mimarlara geçici bir pavyon tasarlama imkanı veriyor. Şimdiye kadar Peter Zumthor, Herzog & de Meuron, Zaha Hadid, SANAA ve Frank Gehry gibi mimarları ağırlayan galeri, Serpentine Pavyonu’nun dünyadaki en çok ziyaret edilen mimarlık ve sanat sergilerinden birisi olduğunu vurguluyor.

11.jpg 6.jpg 4.jpg 1.jpg

Yorumlar

Yorum Mesajınız