Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) Yönetim Kurulu Başkanı  ve YTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr Rengin Ünver ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide ATMK, Işık Yılı ve sektörün gelecek beklentileriyle ilgili konulara değindik…

  Sizce Aydınlatma’ nın tanımı nedir ?

 1913 yılında kurulmuş olan Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE, Commission Internationale de L’éclairage) aydınlatmayı “nesnelere, bunların çevrelerine, ya da bir bölgeye, bir kent bölgesine, gereği gibi görülebilmeleri için ışık uygulaması” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımdan hareket edildiğinde, aydınlatmanın temel malzemesi Işık’tır ve aydınlatma ışığın uygulanmasıdır. Işığı uygulamak ışığı konunun özelliklerine göre biçimlendirmektir. Işığı biçimlendirmek ise aydınlatma tekniğinin tüm gereklerini sağlayabilecek düzenler kurmak, aydınlatma tekniğine uygun tasarımlar yapmak, ışık mimarisi oluşturmaktır.

“Aydınlatma” herhangi bir yere herhangi bir doğal (günışığı) ya da yapay (lamba) ışık kaynağını rastgele yerleştirmek “ışıklandırmak değildir”. Günümüzde ister dış aydınlatma ister iç aydınlatma alanında olsun aydınlatma tekniği açısından sağlanması gereken birçok parametre standartlarda, yönetmeliklerde yer almaktadır. Standartlarda verilen değerlerden yola çıkılarak yapılan tasarımların olumlu sonuç vereceği de açıktır.

Aydınlatma konusunun özelliğine bağlı olarak kimi zaman doğal, kimi zaman yapay kimi zaman da hem doğal hem de yapay kaynakları kullanılır. Doğal kaynak olan güneş ve gökten gelen ışıklar (günışığı) ile özellikle yapı içindeki mekanların aydınlatılması söz konusu olduğunda, yapı kabuğundaki açıklıkların yani pencerelerin özellikleri önem kazanmaktadır. Ayrıca, gelişmiş günışığı sistemlerinin kullanımı, örneğin günışığını yapının mekanlarına taşıyan ışık boruları da günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Konu yapay kaynaklar bakımından ele alındığında, 19. yy sonlarında elektrik ile çalışan akkor lambaların bulunması ile başlayan aydınlatma bilim ve teknolojilisindeki gelişmeler, özellikle 21. Yüzyılda büyük bir ivme ve hız kazanmıştır. Bu gün için yapay ışık kaynakları ve bunların içinde yer aldığı aygıtlar (armatürlerin) için pek çok seçeneğimiz bulunmakta olup gün geçtikçe daha iyileri kullanıma sunulmaktadır.

ATMK Başkanı olarak 2015 Işık Yılı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz, Türkiye’de konuyu destekleyici neler yapılıyor ?

 Bilindiği üzere 2015 yılı UNESCO-Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından “Uluslararası Işık Yılı (International Year of Light) ” olarak ilan edilmiş olup, bu kapsamdaki çalışmaları destekleyen birçok kurum arasında CIE-Uluslararası Aydınlatma Komisyonu da bulunmaktadır. CIE üyesi olarak faaliyetlerine devam etmekte olan ATMK-Aydınlatma Türk Milli Komitesi de, “Uluslararası Işık Yılı” kapsamında çeşitli ulusal ve uluslararası etkinliklerin gerçekleştirilmesini hedeflemektedir. Bu anlamda 2015 yılında 20. Kuruluş Yılı’nı da kutlayan Komitemiz aşağıda sıralanan etkinlikleri düzenlemiş/düzenleyecektir.

  • 14 Şubat-14 Mart 2015 tarihlerinde “ATMK Aydınlatma Semineri 2015-1”
  • 24-26 Şubat 2015 tarihlerinde YTÜ IEEE 11. RLC Günleri’ndeki Aydınlatma Bölümü’ne katılım
  • 16-18 Nisan 2015 tarihlerinde “ATMK 10. Ulusal Aydınlatma Kongresi”
  • 16 Nisan 2015 tarihinde 10. Ulusal Aydınlatma Kongresi Açılış Oturumuna CIE Başkanı Prof. Dr. Ann Webb’in davetli konuşmacı olarak katılımı ve “Dünyayı Aydınlatmak: Kalite ve Eşitlik (Lighting the World: Quality and Equality)” başlıklı sunumu
  • 16-19 Nisan 2015 tarihlerindeki “9. Uluslararası Aydınlatma Fuarı”nda stratejik ortaklık
  • 16-19 Nisan 2015 tarihlerindeki “9. Uluslararası Aydınlatma Fuarı” IstanbulLight kapsamında “Işık Yılı”na özel aktivite olarak “Işık Yılı Posterleri” nin sergilenmesi
  • İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ile birlikte “Aydınlatma Ürün Yarışması” düzenlenmesi
  • 21-24 Ekim 2015 tarihlerinde İzmir’de VIII. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu’nun TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası işbirliği ile düzenlenmesi
  • 7 Kasım- 5 Aralık 2015 tarihlerinde “ATMK Aydınlatma Semineri 2015-2”

Firmaların ATMK üyesi olması ne gibi avantajlar sağlar?  Firmalarda aradığınız özellikler nelerdir ?

 Yönetmeliğimizde yer aldığı üzere Aydınlatma Türk Milli Komitesi’nin faaliyetleri, Aydınlatma ile ilgili olarak ülke kalkınmasına, bilim ve teknolojinin gelişmesine yönelik akademik ve teknolojik çalışmalar yapılması için gerekli tüm alanları kapsamaktadır. Bu bağlamda, ülkemizde aydınlatma sektörünün değişik alanlarında yer alan kişi ve kuruluşların gerek akademik, gerek bilimsel gerekse araştırma ve uygulamaya yönelik her türlü çalışmayı öğrenebileceği, destek alabileceği, sunulabileceği üzerinde tartışılabileceği platformlar oluşturabilmek için gerekli tüm olanakları sağlamaya çalışıyoruz.

ATMK aydınlatma konusunda üyelerinin ihtiyaç duyduğu konularda uygulamaya yönelik önerilerini paylaşmayı ve yol gösterici olmayı hedeflemiştir. Kendilerine özgü sorunlarını bizimle paylaşan üyelerimize uygun çözümler üreterek olabildiğince yardımcı olmaya çalışmaktadır. ATMK üyeleri ile sürekli iletişim halinde olup, tüm güncel gelişmeleri gerek yazı gerekse web sayfası aracılığı ile duyurmaktadır.

Aydınlatma Türk Milli Komitesi’ne üyelik işlemleri ATMK yönetmeliğinde belirtilen ve web sayfamızda (www.atmk.org.tr) yer alan esaslara göre yapılmaktadır. Aydınlatma Türk Milli Komitesi’ne kişisel ve kurumsal olmak üzere iki ayrı tür üyelik söz konusudur. Daha açık bir anlatımla, aydınlatma alanı ile ilgili çalışmalar yapan ve yönetmeliğimizdeki esasları sağlayan firmalar “kurumsal üye” statüsü ile bireyler “kişisel üye” statüsü ile ATMK ya üye olabilmektedir.

Aydınlatma Türk Milli Komitesi’ne kişisel ya da kurumsal üyelik süreci, üyelik formunun doldurması ile başlamaktadır. Üyelik formlarına web sayfasından (www.atmk.org.tr) ulaşılabilmektedir. Kurumsal üyelik için “kurum bilgilerinin” yanı sıra “kurum temsilcisine ait bilgileri” içeren formların da doldurulması gereklidir. Formların ATMK Sekreterliği’ne iletilmesi ile konu, ilk ATMK Yönetim Kurulu’nda değerlendirilmekte ve başvuru sonucu resmi yazı ile ilgili kişi/kuruma bildirilmektedir. Üyelik, başvuru yılına ait yıllık üyelik aidatı ödendikten sonra aktif olmaktadır. Bu gün için Aydınlatma Türk Milli Komitesi’nin üye sayısı 83 kişisel, 80 Kurumsal olmak üzere toplam 163’dür.

Sektörde bilgi kirliliği ve cok fazla firma sirkulasyonu oluğunu görüyoruz.  Sizce bunlar nasıl aşılmalı ? light_of_the_world_wide_t_nv

Doğru bir belirleme yaptınız. Özellikle yapay kaynakların üretimine de yansıyan teknolojik gelişmeler bağlamında her gün yeni bir teknik bilgi, yeni bir ürün ve aydınlatma alanında çalışma yapan yeni bir firma ile karşı karşıya gelmekteyiz. Burada öncelikle, üretilen yeni bir ışık kaynağına ilişkin teknik bilgilerin doğruluğunun belirli standartlar aracılığı ile test edilmiş olması gerektiği vurgulamak isterim. Teknik özellik testlerinin de güvenilir laboratuvarlarda yapılmış olması da yine gerekli bir ön koşul olarak karşımıza çıkmakta. Laboratuvarlarda standartlara uygun testleri yapılmış aydınlatma ürünlerinin teknik bilgileri kullanıcılar için doğru veridir. Aksi durumlarda, ürünün güvenirliliği kullanıcı için bir soru işareti olarak kalmaktadır.

Bugün için yapay ışık kaynakların teknik özelliklerinin sınanması için kullanılan standartlar, konvansiyonel olarak adlandırılan LED öncesi lambalar için literatürde yer almaktadır. Ancak LED lerle ilgili standart çalışmaları devam etmekte olup kesinleşmemiştir. Bu olgu güncel bir kaynak olan LED lerin teknik özellikleri için kimi zaman güvenilirliliği azaltmakta ve bir anlamda bilgi kirliliği de yaratmaktadır.

Öte yandan yine LED lerin gündeme gelmesi ile aydınlatma sektöründe yer alan firma sayısının özellikle son beş yılda giderek artması ise bir başka konu. Firma sayısı artışının sevindirici yanları, tüketicilere daha çok seçeneğin sunulması ve sektörde rekabetin getirdiği olumlu ilerlemeler olarak söylenebilir. Ancak, halen üretim yapan firmaların ürünlerine ilişkin teknik bilgilerin çoğu kez eksik olduğu da bilinen bir gerçek. Bu eksiklik ister istemez, kullanıcılar açısından, ürünlere bağlı olarak firmalar için de güvenirlik sorgulamasına yol açmaktadır. Güvenirliliği sağlayamayan firmalar ister istemez sektördeki yerini kaybetmektedir. Bu durum, aydınlatma sektöründeki sizin deyiminizle “firma sirkülasyonu” nun temel nedenlerinden biri olarak söylenebilir.

Türkiye’de aydınlatma sektörü hızla ilerlemekte, gelişmekte ve büyümektedir. Bu sektörün paydaşları olan tüm kişi, kurum ve kuruluşların bir bütün olarak çalışması, bilgi ve deneyimlerini bir araya getirmesi ile ülkemiz için en olumlu sonuçlara ulaşabileceği açıktır. Bu konuda, Aydınlatma Türk Milli Komitesi olarak, hem üyelerimize hem de aydınlatma sektörünün tüm paydaşlarına ihtiyaç duydukları her konuda gerekli desteği vermeye hazır olduğumuzu tekrar önemle belirtmek istiyorum.

Günümüzde ışık kaynağı olan LED’li aygıtlar gündemde ve 2020 yılına dair LED aydınlatma ile ilgili öngörüler var, kullanımın %70’lere varacağı söyleniyor. Sizin bu konu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir ?   

 Günümüzde, ışık kaynağı olarak LED’ lerdeki ilerlemeler, LED’li aygıtların aydınlatma alanında kullanımı gündeme getirmiştir. Özellikle LED ve LED aygıtlar konusunda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gerek üretim gerek uygulama açısından pek çok kuruluş LED le ilgili çalışmalar yapmaktadır. Nitekim LED konusundaki yapılan öngörüler 2015 te LED pazarının %17 büyüyeceği, 2020 yılında aydınlatma sektöründe LED kullanımının %70’lere varacağı yönündedir. LED lerdeki bu baş döndürücü gelişmeler ister istemez biraz öncede ifade ettiğim gibi aydınlatma sektörüne olan ilgiyi ve bu bağlamda LED ve LED’li aygıt üretici sayısının da dikkat çekici düzeyde artmasına neden olmuştur. Özellikle ülkemizde yol aydınlatmasında LED kullanılması yönünde yapılan yönetmelik değişiklikleri ile sektörün iş hacmi daha da büyümüş ve sektör ticari açıdan daha cazip hale gelmiştir. Ayrıca, yine ülkemiz gündeminde olan kentsel dönüşümler ve enerji verimliliği yüksek olan kaynakların kullanılması yönündeki bilgi ve yayınlar LED e olan talebi arttıran etkenlerdir.

Türkiye’de 2013 yılı yaklaşık rakamlarıyla cirosu 2.5 milyar dolar olan aydınlatma sektöründe 2500 firma faaliyet göstermekte ve 70 bin kişi istihdam edilmektedir. Bu durum konunun olumlu yönü, sektörün büyümesi olarak değerlendirilebilir. Ancak, yapılan üretimlerin kalitesinin denetlenmesi için gerekli standartların henüz oluşturulmamış olması da bir gerçektir. Daha açık bir anlatımla son kullanıcı olan tüketiciler, üretici firmaların verdikleri bilgiler ile yetinmek zorunda kalmaktadır. Bunların da ne derece doğru ve sağlıklı olduğu da tüm sektörde ele alınan ve üzerinde tartışılan güncel bir konudur.

Aslında ışık kaynağı olarak LED’ lerdeki ilerlemeler geçmişte diğer lambalar için de yaşanmıştır. Yeni bir ışık kaynağı üretildiğinde, bunun uygulamada kabul edilmesi ve sektördeki gerçek yerini alması belli bir zaman aralığını gerektirir. Bu süreçte, ışık kaynağının ışık akısı (lm), ışıksal verim (lm/w), renk (K, Ra) vb. özellikleri daha iyiye doğru ilerler, ilk yatırım bedeli (fiyatı) kullanımı arttıkça düşer. Nitekim, 2015 te LED çip maliyetinin %15 ucuzlaması öngörülmektedir. Bu bağlamda, LED’lerin aydınlatma sektöründeki yeri ve etkileri konusu, ancak LED’lerin hem olumlu hem de olumsuz yönlerinin bilinmesi ile doğru bir biçimde ifade edilebilir. Burada, LED’lerle ilgi bazı durumları hatırlatmanın yararlı olacağını düşünüyorum.

Bir yapay ışık kaynağının ömrünün uzun olması, aydınlatma düzeninin kullanım ve bakım giderlerini azaltacağı için olumlu bir özelliktir. LED’ lerin ömürleri için kullanıma sunulduğu ilk yıllarda 100 000 saat gibi çok uzun süreler verilmekteydi. Ancak bu gün için uygulamadaki örneklere bakıldığında ömürlerinin ortalama olarak 20 000-40 000 saat dolaylarında olduğu görülmektedir. Bu değerler güncel diğer lambaların kimilerine oldukça yakındır.

LED’lerle ilgili bir başka konu ise renksel özellikleridir. Uygulamada, renksel özellikler için, renksel izlenim (sıcak, ılık, soğuk, vb.), renk sıcaklığı (Tc; Kelvin) ve renksel geriverim sınıfı/indisi (1A, Ra 100 vb.) tanımlanmaları kullanılır. Türkiye ve Dünya’da kullanılan aydınlatma standartlarda pek çok işlev için renksel geriverim indisi (Ra) değerinin 80 den büyük olması önerilmektedir. Oysa LED’ler için genelde renk sıcaklığı (K) vermekte, renksel geriverim indisi (Ra) değeri beyan edilmemektedir. Bu olgu aydınlatma tasarımcıları ve kullanıcılar için kimi belirsizliklere /olumsuzluklara yol açabilmektedir.

Işıksal verimlerinin (lm/w) yüksek olması ve fiziksel boyutlarının diğer ışık kaynaklarına göre çok küçük olması LED’in olumlu yönüdür. Ancak, halen ışık akısı bakımından, uygulamada bir adet LED’in tek başına aydınlatmada kullanımı olanaklı olmayıp, aygıtlarda birden fazla LED yer almaktadır. Bu olgu, LED aygıtın, tasarımı, geriverimi, ısıl performansı vb. konular hem üreticiler hem de kullanıcılar için büyük önem kazanmaktadır. Yani, LED’ler ana elemanları chip, sürücü, soğutucu olan bir bütünün, bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha önce de belirttiğim gibi LED’lerin ışıksal özelliklerinin ölçülmesi, tanımlanması ve belirlenmesinde yararlanılabilecek uluslararası ve ulusal standartlar henüz kesinleşmemiştir. Bu durum, üreticilerinin ürünlerini sınamasını güçleştirmekte ve daha da önemlisi tüketiciler tarafından ürün güvenilirliğinin sorgulanmasına yol açmaktadır.

Konuyu toparlayacak olursam, LED ve LED aygıt teknolojisinde her geçen gün yeni gelişmeler ve ilerlemeler ortaya çıkmakla birlikte, ilgili standartların oluşturulma hızı o denli yüksek değildir. Ancak, önümüzdeki yıllarda LED in yapay ışık kaynağı olarak yaşamımızda daha büyük bir yer alacağı açıkça ortadadır.

Adsız-1728x800_c atmk_logo

Yorumlar

Yorum Mesajınız