2008 senesinde aydınlatma sektörünün toplam ciromuz içindeki payı %1 bile değilken, geçen 6 sene içinde bu pay %20 civarına erişmiş bulunuyor. 2017 senesine kadar bu oranın %40 seviyelerine ulaşacağını tahmin ediyorum. Hızla büyüyen her iş kolunda olduğu gibi bu alanda da işini bilen, sağlam ve güvenilir aktörler olduğu gibi sadece gelişen ve büyüyen bir iş olduğu için konudan çok haberdar olmayan ancak fırsattan istifade etmek isteyenler var. Bu noktada herkesin çok dikkatli olması ve olası ticari zararlara karşı tedbirli olunması gerekir.

Türkiye’de elektronik sektöründe öncü firmalardan olan ve 1977 yılından beri faaliyet gösteren Baskı Devre, bugün 20 ülke ile ihracat yaparak hem yurtiçinde hem yurtdışında önemli ticari başarılar elde etmiş bir firma… Yaptığı baskı devre kart üretimiyle, elektronik sektörüne hizmet veren firmada,  1999 senesinden beri  firmada aktif olarak yer alan ve bugün Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yerine getiren Cem Ergin ile elektronik sektörü ve gelişen LED pazarı hakkında konuştuk.

Merhaba Cem Bey. Öncelikle sizi ve firmanızı detaylı tanıyabilir miyiz?

Firmamız Baskı Devre Sanayi ve Ticaret A.Ş. 1977 senesinde babam Erhan Ergin tarafından baskı devre kartı üretmek amacıyla kurulmuştur. Yıllar içinde sektörde sağlam ve güvenilir bir yer edinmiş olan firmamız bugün 4500 metrekare kapalı alanda 120 kişilik personeliyle, yurtiçindeki ve yurtdışındaki yatırımlarıyla ve şirket hissedarlarının farklı iştiraklerdeki paylarıyla geleceğe çok daha umutla bakan bir konumdadır. Türkiye pazarı dışında yaklaşık 20 ülkede yüzün üzerinde direk ihracat müşterimiz bulunmaktadır. Tüm müşterilerimizi dikkate aldığımız zaman 1500 civarında müşterimiz bulunmaktadır. Toplam satışımızın yaklaşık %30’luk bölümünü ihracat oluştururken, ülkemizin gerçekleştirdiği baskı devre kartı ihracatının büyük bir bölümünü tek başına firmamız oluşturmaktadır. Ben 1997 senesinde Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra yaklaşık 8 ay Almanya’da Goethe Institut’ta dil eğitimi aldım. Bu süre içinde ayrıca ihracat yapma olanaklarını araştırdım. Sonrasında askerlik görevimi tamamlayıp 1999 senesinden itibaren firmada aktif olarak İhracat ve İthalat ile Pazarlama ve Satış konularından sorumlu olarak görev aldım. Firmamız şu anda sektörün en eski firması konumunda olup üretici kimliğini devam ettirebilen tek temsilcisidir. Ayrıca iş potansiyelimizi ve toplam satış hasılatımızı dikkate aldığımız zaman sektörümüzün lideri konumunda olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ürün yelpazenizden bahseder misiniz?

Firmamızın isminden de anlaşılacağı gibi firmamız baskı devre kartı üretimi ve tedariği konusunda faaliyet göstermektedir. Her tür baskı devre kartı talebine cevap verebilmekte olan firmamız özellikle üretimini kendi bünyemizde yaptığımız ve tamamının UL onaylı olduğu tek yüzlü ve çift yüzlü kartlarda, gerek kalite gerekse temin süresi konusunda müşterilerine büyük avantajlar sunabilmektedir. Hizmet verdiğimiz başlıca sektörler içinde aydınlatma, otomotiv, otomasyon, ikaz ve güvenlik sistemleri, beyaz eşya ve ev aletleri, otomasyon ve kontrol sistemleri ile asansör sistemlerini sayabiliriz.

Baskı devre, elektronik sektörüne ürün sağlayan bir firma. Aynı zamanda Türkiye’de LED pazarı hızla büyüyor ve sizin gibi firmaların önemi ortaya çıkıyor. Siz aydınlatma sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz ve Baskı Devre bu sektörün neresinde?

Aydınlatma sektörü son on senedir büyük bir değişim ve bu değişimin doğal olarak yarattığı bir büyüme içerisinde. Enerji, dünyamızın duyduğu büyük bir ihtiyaç. Artan nüfus ve azalan doğal kaynaklar nedeniyle hem enerji tüketimini azaltmak hem de alternatif ve temiz enerji kaynakları yaratmak günümüzün en önemli ve başlıca konularından birisi konumunda. İşte bu noktada LED aydınlatma teknolojisi bizim için doğal bir fırsat oldu. Her LED aydınlatma ürününün baskı devre kartına ihtiyacı olması ve bu ürünlerin hızla gelişmesi ve tüketimlerinin artması bizim de yatırım yapmamıza ve bu konuyu yakından takip etmemize sebep oldu. 2008 senesinde aydınlatma sektörünün toplam ciromuz içindeki payı %1 bile değilken, geçen 6 sene içinde bu pay %20 civarına erişmiş bulunuyor. 2017 senesine kadar bu oranın %40 seviyelerine ulaşacağını tahmin ediyorum. Hızla büyüyen her iş kolunda olduğu gibi bu alanda da işini bilen, sağlam ve güvenilir aktörler olduğu gibi sadece gelişen ve büyüyen bir iş olduğu için konudan çok haberdar olmayan ancak fırsattan istifade etmek isteyenler var. Bu noktada herkesin çok dikkatli olması ve olası ticari zararlara karşı tedbirli olunması gerekir.

Baskı Devre, bu gelişmekte olan sektörde de iç pazarda lider konumdadır. Yurtdışında da her sene pek çok yeni firmayı müşteri portföyümüzün içine almaktayız. Şu ana kadar hedeflediğimiz noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Gelecekten de ümitli olduğumu belirtmek isterim. Ancak daha önce de belirttiğim gibi işini gerçekten bilerek ve bilinçli yapan profesyonel firmalarla çalışmak çok önemli.

En fazla ihricatı hangi ülkelere yapıyorsunuz?

İhracat yaptığımız ülkeler içinde başta Almanya ve Fransa olmak üzere Polonya, İtalya, İspanya, Portekiz, Finlandiya, Slovenya, Danimarka, İsveç, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Ukrayna, İsrail, İsviçre gibi ülkeler bulunmaktadır.

Firmanızın diğer bir önemli noktası da fuarlara verdiği önem. Öncelikle niçin fuarları bu kadar önemsiyorsunuz ve Türkiye’de gerçekleştirilen fuarlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Fuarlar bir iş kolunun gelişiminin, yeniliklerin duyurulmasının, alıcılarla satıcıların buluşturulduğu çok önemli organizasyonlardır. Biz 1998 senesinde Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen Electronica fuarıyla birlikte fuar katılımlarımıza başladık. Dikkat ederseniz ilk fuar tecrübemiz ülkemizin dışında gerçekleşti. Buradaki en büyük amaç adımızı yurtdışında da duyurmak ve firmamızı tanıtmaktı. 16 sene içinde bu konuda başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Sonrasında 2012 senesinden itibaren Frankfurt’ta düzenlenen Light + Building fuarına katılmaya başladık. Burada da amacımız yeni bir sektörde kendimizi tanıtmaktı ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Ancak yurtiçindeki fuarlar için aynı şeyleri söylemem pek mümkün değil. Maalesef ülkemizde fuarlar daha çok konuyla ilgisi olmayan insanlar tarafından takip ediliyor. Yurtdışında her yüz ziyaretçiden 50 tanesi ciddi ve potansiyel müşteri iken, bu oran yurtiçi fuarlarda yüz kişide on kişiyi bile zor buluyor. Bir diğer önemli konu da fuarların düzenlenme süreleri. Yurtdışında en önemli fuarlar iki senede bir düzenlenirken yurtiçinde her sene fuar düzenleniyor. Bu fuarlar gerek firmaların üzerine yüklediği maliyetler açısından hem de her sene fuarda sergilenecek yeni bir şeyler olamayacağı için aynı şeyleri tekrar tekrar sergilemek ve yine aynı insanlarla bir araya gelmekten başka bir işe yaramıyor. Bir noktadan sonra katılımcı firmalar birbirlerini ziyaret edip duruyor. Biz bu seneden itibaren her sene fuar katılımı yapmaktan vazgeçtik. Bundan sonra fuar organizasyonları kabul ederlerse iki sene de bir katılım yapacağız. Tıpkı Almanya’daki dünyanın en önemli fuar organizasyonlarında olduğu gibi.

Elektronik üretiminde öncülük etmiş bir firma olarak sektörünün bugününü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce elektronik sektörü uluslararası pazarda rekabet edebilecek duruma geldi mi?

Maalesef bu konuda çok olumlu şeyler söyleyemeyeceğim. Geçtiğimiz on seneden fazla bir zaman diliminde uygulanan politikalar sonucunda ülkemiz üretici olmaktan çok ithalatçı konumuna gelmiştir. Baskı Devre konusunda faaliyet gösteren ciddi ve profesyonel firmaların neredeyse tamamı ya kapanmış ya da ithalatçı konumuna geçmiş durumdadır. Konu o kadar basite indirgenmiş durumdadır ki bir araya gelen her iki kişi bir firma kurup Çin’den PCB ithal edip piyasaya baskı devre kartı işi yaptıklarını söyleyebilmektedirler. Bizim sanayi odaları ve ticaret odaları üyeliklerimiz, kapasite raporlarımız, personel ve enerji giderlerimiz bu gibi oluşumlara göre kıyaslanınca maliyet açısından çok büyük dezavantajlar yaratmaktadır. Üretici olmamızın en büyük avantajı kısa sürelerde malzeme almak istenildiği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Umarım birgün ya devlet politikalarında değişme şeklinde ya da doğal süreçlerin sonuçları doğrultusunda yeniden üretim yapmanın önemi anlaşılır ve ülkemize ve insanlarına gerçek faydalar yaratılmaya başlanır. Dünyada rekabetçi olabilmek işte asıl bu noktada konuşulabilir. Bizim Baskı Devre olarak konumumuz ise çok farklı. Biz 20 senedir ihracat yapan ve kendimizi dünyaya tanıtmış bir firma olduğumuz için bize olan talep her zaman devam etmektedir. Biz de kendimizi yenileyerek ve geliştirerek ve müşterilerimizle olan sıkı ilişkilerimizi aksatmayarak bu talebin devam etmesini sağlamaya çalışıyoruz.

2015 yatırım planlarınız nedir?

Bizim her sene olduğu gibi 2015 senesinde bir miktar yatırımımız olacaktır. Bu yatırımlarımızı genelde daha fazla miktarda ve daha kaliteli alüminyum bazlı PCB üretmek doğrultusunda yapmayı planlıyoruz. Var olan CNC delme, kesme ve v-cut makinelerimize ilave olarak birer takım daha almayı planlıyoruz. Bunun dışında bir adet daha pozlama makinesi almamız söz konusu olabilir.

Aydınlatma sektörüne özel olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Aydınlatma sektöründen ricamız tedarikçi seçimi yaparlarken seçtikleri tedarikçilerinin niteliklerine dikkat etmeleri. Sadece fiyat odaklı karar vermeden kendilerine gerçekten fayda sağlayabilecek ve kendileri gibi üretici olan tedarikçilerle çalışmaları. Yılların verdiği tecrübeyi gerçek ürün kalitesiyle birleştirmiş olan ve bu kaliteyi de uluslararası sertifikalarla ispatlayabilen gerçek üretici olan tedarikçilerle çalışmalarını tavsiye ederim. Sadece fiyata önem veren firmalar belki başta bir miktar avantaj sağladıklarını düşünebilirler. Ama aldıkları riskin boyutunu hiçbir zaman dikkate almazlar. Zaten zaman içinde tercihlerinin sonuçlarını olumlu veya olumsuz geri dönüşlerle görmektedirler. Kaliteye ve kaliteli hizmete değer vermekten vazgeçmesinler. Kısa vadeli ve kolay yoldan elde edilecek kazançların peşinde olmasınlar. Eğer uzun soluklu, planlı ve üretime dayalı çalışmaların içinde olunursa sonuçta hem kendileri hem de bu ülke kazançlı çıkacaktır.

Yorumlar

Yorum Mesajınız