KENTSEL MEKÂN AYDINLATMASI KONUSUNDA ARAŞTIRMA:
İSTANBUL BOĞAZI BÖLGESİNDE ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ

  ÖZET

 Şehir aydınlatması insanların estetik algısını etkilemekte ve insanların yaşam kalitesini güzelleştirmektedir. Aynı zamanda, şehrin gelişimine katkıda bulunabilir, şehrin itibarını artırabilir ve politika, ekonomi ve kültür üzerinde de derin bir öneme sahiptir. İyi bir aydınlatma tasarımı şehrin kültürünü ve karakteristik özelliğini gözler önüne serebilir ve cazibeli bir ışık dünyası yaratabilir. İstanbul dünyanın en önemli kültür, tarih ve ticaret merkezlerinden biridir. Bu örnek olay incelemesinde, İstanbul’da İstanbul Boğazı boyunca bulunan tarihi ve modern bölgeler aydınlatma planının aydınlatma ana planı kapsamında bir “tasarım aracı” olarak değerlendirilmesi suretiyle ele alınacak ve analiz edilecektir. Aydınlatma analizi için şehrin sembolik karakteristik özelliklerine sahip olması açısından İstanbul Boğazı bölgesi seçilmiştir. Aydınlatma planı “bütünsel tasarım yaklaşımı” doğrultusunda analiz edilecektir. Bu bakış açısından hareketle, aydınlatma planı kentin dış mekân ortamının tüm bileşenlerini içermeli, gecenin önemini en üst düzeye çıkarmalı ve olası tüm ters etkileri en aza indirmelidir. Kentsel aydınlatma koşulları bir kontrol listesi yoluyla analiz edilecek ve kullanıcıların tercihleri bir anket formu yoluyla değerlendirilecektir.

Anahtar kelimeler: Aydınlatma Haritalaması, Görsel Kültür, Kentsel Kimlik, İstanbul – İstanbul Boğazı

 1. GİRİŞ

İstanbul dünyanın en önemli kültür merkezlerinden biridir. Şehir bir koldan Asya’ya diğer koldan Avrupa’ya uzanarak iki kıtayı kucaklamaktadır. İstanbul birbirini izleyen ve tarihi kalıntılarının görülebileceği üç imparatorluğun eski başkentidir – Roma, Bizans ve Osmanlı.

Bu araştırmada, İstanbul Boğazı boyunca bulunan tarihi ve modern şaheserler “aydınlatma planının” “aydınlatma ana planı” kapsamında bir tasarım aracı olarak değerlendirilmesi suretiyle ele alınmış ve analiz edilmiştir. Aydınlatma planı “bütünsel tasarım yaklaşımı” doğrultusunda analiz edilmiştir. Bu bakış açısından hareketle, aydınlatma planı kentin dış mekân ortamının tüm bileşenlerini içermeli, gecenin önemini en üst düzeye çıkarmalı ve olası tüm ters etkileri en aza indirmelidir. Kentsel aydınlatma koşulları ve kullanıcıların tercihleri bir anket formu yoluyla değerlendirilmiştir.

 2. AYDINLATMA PLANI KENTSEL KİMLİĞİN ÖNEMİNİ VURGULAMAKTADIR

 “Kimlik” terimi genel olarak insan davranışı, yönetim ve toplumsal yapılar üzerinde yapılan araştırmalarla ilgili bir takım disiplinlerde yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Lynch [1] kimliği “bir kişinin bir yeri diğerlerinden ne ölçüde farklı olarak ayırt edebildiği ya da anımsayabildiği” şeklinde tanımlar. Tıpkı bireyler gibi şehirlerin de bir karakteri ve ayırt edici özelikleri olmalıdır; bu nitelik, tıpkı bireylerde olduğu gibi, çok sayıda karakteristik özelliklerden ya da teşhis edilebilir unsurlardan oluşur [2],[3]. Kentsel tasarım yoluyla oluşturulan kentsel mekânlar kentsel kimliğe dair belirleyici ve yönlendirici parametreler olarak ortaya çıkar [4].

Şehir ışıkları çevresel uyum için gereklidir. Aydınlatma caddelerin, yolların ve parkların ayırt edilmesini mümkün kılar ve kamu alanlarını kullananların birbirlerini görebilmesini sağlar. Binaların aydınlatılması, şehirdeki obje ve yeşil alanların aydınlatılması, iyi yapılması koşuluyla, ayrıca şehri kuşatan dokuların güzelleştirilmesine de hizmet eder. Dış mekânların aydınlatılması kentsel kimlik için önemli bir kriterdir. Işık bir tasarım unsurudur. Fiziksel, psiko-fiziksel ve estetik boyutları bulunmaktadır. Işık ve renk bir mekânın algılanan görüntüsü ve kimliği üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Kentsel aydınlatma, yeterli bir görüş sağlama temellerinin ötesinde, şehre görsel bir kimlik katarken mekânsal hiyerarşilerin de düzenleyicisi ve taşıyıcısı olma işlevi de görür; bu yüzden dünya genelinde pek çok şehir kentin gece planlaması konusu ile ilgilenmektedir. Kamu açısından bu ilgi genel olarak sosyal ve mimari çalışmalar ve kentsel çalışmalara aydınlatmanın dâhil edilmesi için temel oluşturmuştur. Şehir aydınlatması daha çok işlevsel olarak görülmüş ve suç önleyici aydınlatma projeleri “daha fazla aydınlatma daha fazla güvenlik demektir” temeline dayandırılmıştır. Bu bakış açısından yola çıkarak, günümüzde dış mekân aydınlatmasının şartları ve tanımları konusunda bir yanlış anlama söz konusudur.

Gündüzleri, mimari farklılıklara rağmen, şehri bir bütün olarak algılarız çünkü şehrin tümü boyunca var olan gün ışığı onu doğal bir biçimde bütünleştirir. Bununla birlikte, şehrin ışıkları geceleri çeşitli faktörler yoluyla belirlenir. Geceleri bir bütünlük duygusunun elde edilebilmesi için, tüm ışıkların mümkün olabildiğince uyum içerisine sokulması gereklidir. Şehirdeki aydınlatma akşam ve gece saatlerinde hoş bir atmosfer oluşturmalı ancak baskın olmamalıdır. Sokaklarda fazla insan olmadığında bile çevre unsurları kabul edilebilir derecede uygun olmalı ve korkutucu olmamalıdır. Bu durum ziyaretçilerin dikkatini daha uzun süre korur ve böylece şehirden daha fazla faydalanabilirler [5].

Şehir aydınlatmasının amacı açık bir biçimde şehir sakinlerinin emniyet ve güvenliğini artırmak, ticari ilgiyi desteklemek, enerji tasarrufu sağlamak ve bir taraftan ışık kirliliğini en aza indirirken şehrin gece atmosferini güzelleştirmektir (Resim 1) [6].

Untitled-9

Aydınlatma son derece görülebilir durumdadır ve şehrin olumlu gece görüntüsü iletişimi artırmaya yardımcı olabilir; sosyal etkileşim, estetik güzelleştirme, görsel konfor, emniyet ve güvenlik. Şehir aydınlatma planının muhtemel hedefleri şunlardır [7];

  • Geceleri ve aynı zamanda gündüzleri görünüşü ve kullanılabilirliği ile duyarlılık açısından lider bir şehir oluşturmak ve kamu alanlarının ve özel alanların etkin ve verimli bir biçimde aydınlatılışmış olarak fark edilmesini sağlamak
  • Şehir sakinleri ve turistler tarafından daha sık ziyaret edilmesini teşvik ederek, şehrin gece devam eden canlılığına yönelik daha büyük bir duygu yaratmak

Kentsel aydınlatma, özne ve bulunduğu alan arasındaki ilişkiler sistemi olarak, bir “çevre” anlayışıdır. Bu bizim duyarlılığımıza dayanmaktadır ve mekân algımızın, ağaçlandırma, hareketler ve diğer şeylerin ışık, gölge ve renkleri arasındaki farkın bir sonucudur.  Kentsel aydınlatma ve kamusal aydınlatma, aslında, kavramın kendisi ve bir aydınlatma Projesi ile yüzleşme şekli açısından son derece farklıdır. Kamusal aydınlatma daha çok dış ortamda teknik parametrelere cevap veren işlevsel bir aydınlatma olarak görülürken, “kentsel aydınlatma” ise multidisipliner bir kavramdır. Bu araştırmada, kentsel aydınlatma İstanbul Boğazı boyunca bulunan ve özel olarak seçilmiş tarihi mekânlara dair çeşitli bakış açıları yönünden ele alınmıştır.

3. AYDINLATMA HARİTALAMASI YOLUYLA KİMLİK BAĞLAMINDA İSTANBUL’UN KENTSEL AYDINLATMASI

 İstanbul geçmiş ve günümüz arasında bir köprüdür; ışık enerjisinin, rengin görünmez güçleri yıllar boyunca taşınmış ve bu güç birçok tarihi binada gizli kalmıştır. Bir şehrin aydınlatma planının tüm bölgeleri ya da mekânları ele alması gerekmez.  Özellikle İstanbul Boğazı geçmiş ve günümüze dair güzel bir karışım sunmaktadır. Bu araştırmada İstanbul’a yönelik kavramsal bir aydınlatma planının tanıtılması ve bunun analiz edilmesi hedeflenmiştir (Resim 2).

Untitled-10

 Belirleyici mimari özellikler; Tarihi altyapının ve mimari detayların araştırılması gerekir. Tarihi Yarımada, Galata-Beyoğlu, Üsküdar ziyaretçiler için tarihsel mirası temsil ederken Levent-Maslak bölgesi modern görüntüleri temsil etmektedir.  Belirleyici mimari özellikler şehrin siluetini etkilemektedir; dolayısıyla şehir analiz edilirken, temel mimari yapıların ortaya çıkarılması önemlidir. Şehrin gündüz ve gece saatlerindeki tarihi ve modern silueti Resim 3’te görülebilir.

Untitled-11

 Böyle durumlarda, bu farklılıklar kusursuz bir biçimde değerlendirilmelidir. Belirli bir görüş alanından ve bir görüş açısından görünen siluetler şehrin aydınlatma ana planı doğrultusunda değerlendirilmelidir. Aydınlatma tasarımı bir binayı ya da peyzajı bir merak/ilgi konusu ve işlevi ya da yaşı nedeniyle mimari veya doğal bir değer olarak göstermelidir. İyi tasarlanmış bir aydınlatma ana planı çevrenin bireysel karakterine uygun hale getirilir ve o mekânın gece vakti görünüşünde bir ahenk yaratır. Bu tarz mekânların projektörle aydınlatılması sanatı amacına ulaşmak için çoğunlukla aydınlatma şiddeti çeşitliliğine dayanır. Projektörle aydınlatma gündüz vakti görünüşünü taklit etmekten ziyade yapıyı daha farklı ancak hatırlanabilir ve çekici bir biçimde göstermeyi amaçlar. Gece kesinlikle biraz gizemli olabilir ve kendi atmosferine sahip olabilir. Bu düşünceyle, bir bina ya da peyzaj tasarımı gözler önüne serilirken gölgenin önemli olduğunun fark edilmesi önemlidir. Oluşturulmuş gölgeler aydınlatılmış alanlar kadar önemli olabilir ve bu nedenle projektörle aydınlatma terimi, bir açıdan, uygun değildir çünkü bir binanın sadece projektörle aydınlatılması son derece cansız bir sonuç doğurur.

Hiyerarşi; Siluet bünyesinde çok sayıda önemli binanın yer alması durumunda, bunların etkileyici görünüşleri yakın ve uzak görüş açılarına göre analiz edilmelidir (Resim 4). Binayı ya da anıtı daha ilgi çekici hale getirmek için ışık, ton ve gölgenin ya da renk farkının artistik bir biçimde kullanılması gerekir. Renk ve mimari çok yakın bir ilişki içerisindedir. Renk ikinci sıraya indirgenemez. Araştırmalar dış cephelere renk eklenmesinin ardından sonuç olarak daha olumlu değerlendirmelerin ortaya çıktığına, buna karşılık renk olmamasının genellikle olumsuz bir tepkiye sebebiyet verdiğine dikkat çekmektedir.

Untitled-12

 Untitled-13

Aydınlatma planı binanın mimari kimliği ve toplumdaki konumu ve bina sahiplerinin görüşü doğrultusunda olmalı ve buna binanın dış cephesinde aydınlatması yapılması girişimde bulunulmasından önce başlanmalıdır (Resim 5). Bu durum kullanılacak ışığın rengi bakımından özellikle doğrudur. Renk tasarımında bağlı kalınması gereken üç ana kural olmalıdır [8]:

  • Bir binanın işlevini, içerisinde yürütülen hizmetleri destekler
  • Aşırı uyarımı ve eksik uyarımı önler. Aynı veya benzer tasarım sergileyen binalara renksel detaylandırma yoluyla ayrı bir şahsiyet kazandırılabilir.
  • Olumsuz duygusal ya da fiziksel etkiler yaratmaz. Renk bir binayı değiştirebilir, onu çevreleyen doku ile ahenkli bir hale getirebilir.
  • Untitled-14

 

Semboller; Bir şehrin görüntüsünü belirleyen, onunla ilişkilendirilen ve onun üzerinde iz bırakan unsurlar o şehrin aydınlatma ana planı açısından önemlidir. Bu unsurlar tarihi, benzersiz, orijinal yapılar ya da modern yapılar olabilir. Buna örnek olarak Galata Kulesi, Boğaz Köprüleri, Camiler, Saraylar, Hisarlar ya da İstanbul’un en romantik sembollerinden biri olan Kız Kulesi gösterilebilir (Resim 6).

Çarpıcı bir etki elde etmek amacıyla renkli ışık kullanılması cezbedici bulunmaktadır. Bu çok başarılı olabilir; ancak sadece son derece özel ve uygun koşullarda. Genel olarak, bir bina çoğunlukla tek bir ışık renginin birleştirici etkisinden ya da nadiren yön açısından hafif bir renk değişikliğinden faydalanmaktadır. Planın tasarımında kullanılması gereken şey ışığın o açığa çıkarıcı gücüdür. Belirgin bir yönden gelen ışık bir binayı, özelliklerinin ortaya çıkarılması için, bina cephelerinin farklılık gösteren çevresel uyumuma olanak sağlayarak son derece başarılı bir biçimde sergileyebilir. [9].

Untitled-16

 Görüş Noktaları – Yakın Çevre; Dış mekân aydınlatmasında ve mimari aydınlatmada, gözlemleyicilerin görüş yönleri de aydınlatma ana planı için akılda tutulmalıdır. Aydınlatma armatürlerinin hedef yönüne karar verilmesi konusunda ve diğer taraftan göz kamaştırıcı ışıkların önlenmesi açısından ziyaretçilerin ya da oradan geçmekte olan insanların görüş noktaları bilinmelidir. Ön cepheler yassı ve yavan oluşun üstesinden gelinmesini sağlayacak bir biçimde aydınlatılmalıdır. Aydınlatmanın yönü, mümkün olabildiğince, ona bakan insanların temel görüş açısı yönünde olmamalıdır. Mimari öğeler daha fazla ya da az öneme sahip ziyaretçi noktalarına işaret eden farklı ışık yoğunlukları ile aydınlatılabilir.

4. Kullanıcıların Tercihlerinin Değerlendirilmesi

 

Bu araştırma ziyaretçilerin İstanbul Boğazı Bölgesine yönelik algılayışlarını inceleyen bir anket formu ile desteklenmiştir. Toplam 290 ziyaretçi (180 kadın, 110 erkek) araştırmaya katılmıştır. Katılımcılar belirleyici mimari özellikleri, hiyerarşiyi, sembolleri ve görüş noktalarını gündüz ve gece vakti görünüşlerine göre değerlendirmişlerdir. Yanıtların aritmetiksel anlamı şunları göstermektedir;

Ziyaretçilerin %62’si gece vakti çevre ortamının güvenli olmadığına inanmaktadır, rahatsız hissettiklerini belirtmişlerdir; Ziyaretçilerin %50’si aydınlatma tasarımının estetik bakış açısından iyi tasarlanmış olduğuna inanmaktadır.

Yanıtlar aydınlatma tasarımında kullanılan araçlara göre gruplandırıldığında;

  • Ziyaretçilerin %30’u aydınlatma armatürlerinin yetersiz olduğuna inanmaktadır
  • Ziyaretçilerin %12’si bakım yapılmadığına inanmaktadır
  • Ziyaretçilerin %7’si ışıkların gözü kamaştırdığına inanmaktadır
  • Ziyaretçilerin %37’si görsel konfor koşullarının sağlanmadığına inanmaktadır
  • Ziyaretçilerin %14’ü “diğer koşullar” ı belirtmiştir

Bu araştırma ayrıca kentsel kimliğe dair sorulardan da oluşmaktadır. Yanıtlara göre, gündüz vakti en belirleyici faktörlerin tarihi binalar (%47), onu takiben köprü ve manzaralar (%17), modern binalar ve yollar (%9) olarak ifade edildiği söylenebilir. Gece vakti içinse bu oranlar şu şekilde değişmiştir: %55’e göre en belirgin faktörler tarihi binalardır, onları takiben modern binalar (%19), köprü ve yollar (%11), manzara (%4) belirtilmiştir. Sonuçlar açıkça göstermektedir ki, Boğaz manzarasının gece vakti aydınlatması yetersizken modern binaların ve köprülerin gündüz ve gece vakitlerinde algı üzerindeki etkisi birbirine eşittir (Resim 7).

Untitled-18SONUÇ

 Bir şehrin belirleyici mimari özellikleri sokakları, meydanları, binaları, yolları, köprüleri vs. içermektedir. Bu öğeler şehrin siluetini ve kimliğini şekillendirmektedir. Aydınlatma teknolojisinin iyileştirilmesi yeni fırsatlar sunmaktadır. Renkli ışık şehrin teatral bir görünüme bürünmüş olarak görünmesini sağlar. İstanbul, bu bağlamda, inşa süreci doğrultusunda renkli ışıkla yeniden aydınlatılabilir.

Bu araştırmada, İstanbul Boğazı boyunca bulunan tarihi ve modern şaheserler “aydınlatma planının” “aydınlatma ana planı” kapsamında bir tasarım aracı olarak değerlendirilmesi suretiyle ele alınmış ve analiz edilmiştir. Şehrin mevcut görüntüsü aydınlatma haritalaması aracı ile birlikte analiz edilmiştir. Tarihsel kimliğin şehrin silueti olarak dönüşümünde ve yorumlanmasında, bu düşünceyi formülleştirmek için ışık kullanılmıştır. Yanıtlara göre, şehirlerde etkili bir aydınlatma için üç kilit faktör bulunmaktadır:

  • Pratik, uygulanabilir ve işlevsel. Aydınlatma planı şehrin karakterine karşı duyarlı olmalı ve şehrin ihtiyaçlarını şehrin hedeflerini karşılayacak bir biçimde ele almalıdır.
  • Aydınlatma planı, gece aydınlatmasının önemini en düzeye çıkararak ve ışık kirliliği gibi olası olumsuz etkileri en aza indirerek, kents

  • KENTSEL MEKÂN AYDINLATMASI KONUSUNDA ARAŞTIRMA:
    İSTANBUL BOĞAZI BÖLGESİNDE ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ

     Rana KUTLU*, Banu MANAV**,Burcu KÂŞİF***

    * Yrd. Doç.Dr., İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi

    **Doç.Dr., İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi

    ***Doktora Öğrencisi, İstanbul Üniversitesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü

     

     

Yorumlar

Yorum Mesajınız