Depositphotos_26820241_original

 

Murat_Armagan_foto3-(1)Akıllı sistemler, gün ışığının durumunu ve mevsimsel değişiklikleri izleyebilmektedir. Doğal olarak bu teknolojiler şehre entegre edilmeli, oluşturduğu etkiyi kendi kendine ölçebilmeli, aydınlattığı ortamı gözlemleyerek aydınlatma biçimini kendi kendine yorumlayabilmelidir.”

Kentin gece yaşantısına hayat veren en önemli unsurlardan biri aydınlatmadır şüphesiz. Sadece görünürlüğü artırmak ve güvenli hareket etmek için ışık kaynağı yerleştirmekten ibaret değil, kentin kimliğini oluşturmak adına da önemli bir öğe olmuştur.  Aydınlatma teknikleri günümüzde çok farklı kullanım amaçları olan, birbirleri ile uyumu aranan, enerji tüketimi ile de verimliliği sürekli sorgulanan bir bilim haline gelmiştir. Kentsel tasarımın temel bir unsuru olan aydınlatma, ürün seçiminden ışık şiddetine, renk tonundan ışığı yönlendirme tekniklerine kadar çok yönlü çalışılması gereken bir konu halini almıştır.

24 saat yaşayan kentlerde aydınlatma sürekli gelişen bir ihtiyaçtır. Plansız aydınlatma bir çok dünya kentinde ışık kirliliği sorununu gündeme getirmiştir. Geçmişte aydınlatma kullanım gereksinimleriyle yeni nesil ihtiyaçlar kesişmekte, buna projesiz ve yanlış konumlandırma gibi eksik uygulamalar eklenince de ciddi bir kirlilik ortaya çıkmaktadır.

Aslında teknolojinin sunduğu imkanlarla yeni nesil aydınlatma sistemleri birçok kontrol olanağı sunabilmektedir. Her bir aydınlatma birimi diğeri ile haberleşebilmekte, gerektiğinde aydınlatma gücünü ve tonunu  değiştirebilmektedir. Akıllı sistemler, gün ışığının durumunu ve mevsimsel değişiklikleri izleyebilmektedir. Doğal olarak bu teknolojiler şehre entegre edilmeli, oluşturduğu etkiyi kendi kendine ölçebilmeli, aydınlattığı ortamı gözlemleyerek aydınlatma biçimini kendi kendine yorumlayabilmelidir.

Elbette kentlerde harcadığı elektrik açısından gece aydınlatması enerji tüketiminde en başta sorgulanan konulardan biridir. Genellikle tasarruf denildiğinde ise akla gelen yöntem karartma olmaktadır. Bu amaçla sokak veya otoyollarda karartma uygulamalarını sıklıkla görmekteyiz. Çoğunlukla Uzakdoğu ve Çin gibi enerjinin kritik önem taşıdığı endüstri ülkelerinde rastladığımız uygulamada fazla araç geçişi olmayan otoyol ve bağlantılarında gece aydınlatmalar kapatılmaktadır. Bu durum seyir halinde olan araçlar için yüksek risk oluşturmaktadır. Hızla ilerlerken birden karanlık bir boşluğa düşmek ya da anlık olarak yüksek ışıklı bir aydınlatma ortamı ile karşılaşmak kaza riskini artıran, can güvenliği hesaplanmadan bilgisizce alınmış önlemler olabilmektedir. Bunu yanında anlamlı olarak nitelendirebilecemiz uygulama yine Çin’in bazı bölgelerinde bina aydınlatmalarında enerji sınırlamasıdır. Tüketimi aştığında, ceza yaptırımlarının bulunduğu çözüm gereksiz tüketimi önlemektedir. Bu tür kontrol yeteneğine sahip çözümler sağlıklı bir şekilde uygulandığında önemli bir tasarruf fırsatı yaratabilir.

Kent aydınlatmasında diğer önemli bir unsur çevresel faktörlerdir ki, genellikle atlanan, üzerinde durulmayan, çoğunlukla etkileri ölçümlenemeyen bir problemdir. Özellikle dekoratif bina ve alan aydınlatmalarının uygulandığı bölgedeki eko-sisteme önemli etkileri oluşmaktadır. Örneğin, İstanbul insanlarla birlikte önemli çeşitliliğe sahip kuş nüfusunu barındırmaktadır.  Kontrolsüz yapılan aydınlatmalar enerji tüketimi yanında bu hayvanların yaşam döngülerini olumsuz etkilemektedir.  Sürekli ışık altında kalan doğal hayat, gündüz gece ayrımını yapamaz hale gelmektedir.

Yukarıdaki gibi temel unsurların göz önünde bulundurulduğu planlamaları yaparken yerel yönetimlerin müstakil hareket etmelerinin önüne geçilmeli, merkezi düzeyde bir ölçümleme ve denetleme modeli geliştirilmelidir. Her geçen gün eneji açığının artması bu tür enerji yönetimi çözümlerinin tüm dünyada birbiriyle entegre merkezi ölçümleme sistemleriyle izlenme zorunluluğunu getirmektedir. Türkiye bu tip oluşumlara hazılıklı olmalı, şehirlerinin aydınlatılmasında ölçme ve değerlendirme kriterini uygulamaya sokmalıdır. Tüketim, verimlilik ve çevre etkilerini bir merkezden izleyerek, bağımsız olarak ölçebilmeli ve puanlandırabilmelidir. Böylece yerel yönetimler doğal bir denetleme ortamına dahil olacak, başarı veya başarısızlıkları net bilgilerle tespit edilebilecektir.  Gelecekte kentlerin zenginliği, gece çekilmiş hava fotoğraflarından değil, doğru enerji yönetimini tanımlayan akıllı sistemlerle üretilmiş verilerle tarif edilecektir.

Murat Armağan

Yorumlar

Yorum Mesajınız