“Gece görüntüsünde saray yüzeyi düz bir satıh gibi algılanmasın istenmiş, dışa dönük yüzeylerde aydınlık seviyesi yüksek içe dönük yüzeylerde aydınlık seviyesi daha düşük olarak bir aydınlatma hesabı yapılıp ürün yerleşimi bu prensibe göre düzenlenmiştir.”

Adile Sultan Sarayı Tarihçesi

Sultan Abdülmecid, 1856 yılında satın aldığı konağı, çok sevdiği kız kardeşi Adile Sultan’a yazlık ikametgah olarak vermek istemiştir. Ancak bu isteğini, Sultan Abdülmecid’ten sonra tahta çıkan kardeşi Sultan Abdülaziz yerine getirmiştir. 1861’de Sultan Abdülaziz , eşsiz manzarasına karşılık, harap durumda bulunan konağı yıktırarak, yerine şimdiki sarayı yaptırmıştır. Sarayın mimarının, kesin olmamakla birlikte, tarihsel araştırmalarda “Hassa mimarı Sarkis Balyan ya da aynı aileden Kirkor Balyan” olduğu belirtilmektedir.

Osmanlı Hanedanı içinde divan sahibi tek kadın şair olarak tanınan Adile Sultan’ın, Kandilli’nin imarına katkıda bulunduğu, yoksullara yardım ettiği, eğitim konularına ilgi duyduğu bilinmektedir. Çok sevdiği eşini ve dört kızını genç yaşlarda kaybettikten sonra, bu güzel sarayda oturmak istememiş ve 1868 yılında sarayı terketmiştir.
İkinci Meşrutiyet’in kişi özgürlüğü ve kadın haklarını da kapsayan reformist hareketleri arasında, ilk Meclis-i Mebusan Başkanı Ahmed Rıza Bey ile ilk kadın gazetecimiz olan kız kardeşi Selma Rıza Hanım’ın çabalarıyla Adile Sultan Sarayı bir eğitim yuvasına dönüştürülmüştür.

Ali Rıza Bey, saray restorasyonu için yardım derneklerinden ve varlıklı kişilerden toplanan bağışlar toplanmış, piyangolar düzenlenmiştir.  Nihayet rüya, 1916 yılında gerçekleşmiş ve Türkiye’nin ilk yatılı kız lisesi “Adile Sultan İnas Mekteb-i Sultanisi” açılmıştır.

1986 yılında, Saray bir elektrik kontağının neden olduğu yangın sonucu bir gecede harabeye dönüşmüştür. Geçirdiği restorasyonun ardından, Sakıp Sabancı’nın deyişiyle “örnek bir kültür ve sanat merkezi” olarak yeniden toplumun hizmetine girmiştir.

AYDINLATMA TASARIMININ GENEL YAKLAŞIMLARI

Adile sultan sarayının dış cephe mimari aydınlatma tasarımında aşağıdaki temel kriterler dikkate alınmıştır:,

 

  • Estetik; gündüzleri binanın mevcut görüntüsünü etkilemeyen geceleri ise binanın siluetini ortaya çıkartan bir görüntü oluşturabilmek.
  • Teknik Uygunluk;

ü  Son teknoloji; eser üzerinde en uygun aydınlatma elemanlarını ve tekniklerini kullanmak

ü  Uygulama kolaylığı; aydınlatma sisteminin yapımı sırasında kolay uygulanabilir çözümleri tercih etmek

ü  İşleme ve bakım kolaylığı; projede kullanılacak aydınlatma elemanları koruma sınıfı bakımından IP66 (dış mekan ürünü) olmalı ve ömürleri 30000 saate aşkın olmalıdır. Dolayısı ile işletme aşamasında en az sayıda ürün değişimi yapılmalı aydınlatma elemanları kolay ulaşılabilir yerlere monte edilmeli ve ortaya çıkabilecek olası arızalarda müdahaleye imkan sağlamalıdır.

  • Ekonomi; uygulama, işletme ve bakım onarım maliyetlerinin en düşük seviyede kalmasını sağlamak için bu projede LED’li aydınlatma ürünleri kullanılmıştır. 
  • Esere saygı; yapım, işletme ve bakım onarım esnasında esere zarar vermeyecek çözüm önerilerini uygulamak

ADİLE SULTAN SARAYI AYDINLATMASI İŞİ

Kandilli sırtlarında Boğaziçi’nin her iki yanına hakim bir tepede kurulu olan saraya ilişkin aydınlatma çalışmaları yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde başlamıştır.

Saray dikdörtgen yapılı ve girintili çıkıntılı mimariye sahiptir. Bu bağlamda gece görüntüsünde de girinti çıkıntı farkedilsin,  saray yüzeyi düz bir satıh gibi algılanmasın istenmiş, dışa dönük yüzeylerde aydınlık seviyesi yüksek içe dönük yüzeylerde aydınlık seviyesi daha düşük olarak bir aydınlatma hesabı yapılıp ürün yerleşimi bu prensibe göre düzenlenmiştir.

Saray pencereleri bakıldığında ilk göze çarpan detaylardan biridir ve gece görüntüsünde yine bu unsurun farkedilmesi amaçlanmış ve pencere içlerine aydınlatma elemanları konulmuştur.

Saray bina yüzeyinde ışık rengi 3000 K olarak belirlenmiştir. Pencere içlerini genel görüntüden ayırmak adına 4000 K ışık rengi seçilmiştir. Genel aydınlatmada ortalama 40 lüx gibi bir aydınlık seviyesi hedeflenmiş ve homojen bir dağılım ile projelendirme sonrasında uygulaması yapılmıştır. Sarayın şehir ışıklarından uzak olması, karanlık bir koru içerisinde yer alması sebebiyle 40 lüx gibi fazla yüksek olmayan bir aydınlık seviyesi, aydınlatma için yeterli olmuştur.

Saray 1. Sınıf Eski Eser durumunda olduğundan ötürü cephede herhangi bir delme işlemi yapılmamıştır. Pencere içlerinde aydınlatmayı sağlayan elemanlar yüzeye yapıştırılmıştır. Genel aydınlatmayı sağlayan ürünler ise bahçe kısmında peyzaj ile uygun olacak şekilde montajları yapılmıştır.

Genel aydınlatmayı sağlayan elemanlar PHILIPS VAYA FLOOD MP 3000K 40 DEGREE UL seçilmiştir.

Pencere içlerinde is KOLEDO AFFINNIUM LPM 406 lineer ledli aydınlatma elemanları kullanılmıştır.

Eski tip aydınlatma elemanları ile yaklaşık 40 kw bir elektriksel yük ile aydınlatılan sarayı, yeni nesil led’li ürünler ile 6 kw lık bir elektriksel yük ile aydınlatmak mümkün olabilmiştir. Bu sayede projeye öncesi belirlenen aydınlatma ilkelerine uygun olarak proje tamamlanmıştır.

LightApp Aydınlatma tarafından tasarımı ve sonrasında uygulaması yapılan proje, İstanbul gece siluetine güzel bir görsel olarak eklenmiştir.

Aydınlatmanın; temel ilkelerden uzak yapılmaması gerektiğini ,bir şehrin tanınmasında ve gece görünüşünde eserleri kadar, aydınlatmanın da önemli olduğunu, yapmış olduğu projelerle de gösteren LightApp, Sarıyer’de bulunan Kalender Köşkü ve İstanbul Üniversitesi’nin meşhur tarihi kapısı da yukarıda detayları yazılan aydınlatma prensiplerine uygun olarak aydınlatmış ve kente değer katan projeler üretmiştir.

Ozan Akgün-Ali Ülgen

LIGHTAPP AYDINLATMA

Proje Künyesi

Proje İsmi: Adile Sultan Sarayı Dekoratif Aydınlatma Projesi

Uygulama: 2013

Müşteri: İstanbul İl Özel İdaresi

Proje Yılı: 2012

Konsept Tasarım: Lightapp

Aydınlatma Projesi: Lightapp

Elektrik Projesi: Lightapp

Aydınlatma Çözüm Ortağı ve Ürünleri: Koledo-Philips

Yorumlar

Yorum Mesajınız