İstanbul’da yüz yıllık bir mirası taşıyan Büyük Tarabya Oteli, Bayraktarlar Holding’in yatırımlarıyla gerçekleşen yapılandırma çalışmaları sonrasında The Grand Tarabya Oteli olarak 2013 Mayıs ayında yeniden misafirlerine kapılarını açtı.

2006 yılında Emekli Sandığı ihalesinin kazanan Bayraktarlar Holding, bu değerli otelin yeniden inşası görevini Tabanlıoğlu Mimarlık’a vererek işin temelleri atıldı. Projelendirme ve inşaat süreci yaklaşık 7 yıl süren yapının iç mekânları ise farklı mimari ekipler tarafından özel olarak tasarlandı.

Proje toplamda 77.000 m² alana yayılan, 248 oda, 80 suit ve 30 rezidans daire, 4500 m² SPA, 2 adet balo salonu, 18 adet toplantı salonu, 2 restoran, bar, pastane ve cafeyi içermektedir.

Tesisin ilk aydınlatma konsept çalışmaları yapının dünyaya açılacak olan yeni yüzü üzerine yapılan eskizler ile başladı. Gündüz deniz kenarında bir inci gibi görünen yapı için geceleri de İstanbul silüetine yakışır biçimde eskizler geliştirildi. Böylece işveren ve mimarlar ile yapılan çalışmalar ve demolar neticesinde nihayi şekline karar verildi. Yapı, dönemsel mimari çizgilerin, koyun doğal formu ile bütünleşmiş halini yansıtmakta. Cephe aydınlatma tasarımının çıkış noktası da bu oldu. Cephe, yapının karakteristik mimari özelliklerinden yola çıkılarak tasarlandı. Amaç; otelin formunun avantajlarını günümüz teknolojisi ile buluşturan, İstanbul silüeti içinde saygılı bir tasarım ile Boğaz’ın Karadeniz’e uzanan sahilini daha da uzatarak tekne turlarından izlenesi son durak noktasına dönüştürmek.

Yapılan tasarım geçmişe saygılı olacak hassasiyette ancak, mevcut fonksiyonuna uygun ve sanki mimarinin doğasından geliyormuşcasına yalın ve net bir detay çözümü ile olmalı düşüncesinden yola çıkılarak mimarlar ile birlikte geliştirildi. Yapısı gereği yatak katlarında odaların ön tarafındaki balkonlar ritmik olarak düzenli bir planlamaya ve ölçüye sahip. Bu düzenli biçimlenişe ön cephedeki balkon tavanlarının dışa doğru eğimli açılması tasarımın önemli bir unsuru oldu. Her bir balkonun tavanı bir ışık hücresi olarak ayrı ayrı yanmak ve bütünün bir parçası olmak üzere planlandı. Fotoğrafın bütünü farklı zamanlarda farklı anlamlar taşıyan ve bir etamin gibi işlenip İstanbul’a sessizce seslenen bir tabloya benzer. Bu tablo; ayrı ayrı açılıp kapanabilen, kısılıp açılabilen ve hareket edebilen özel bir otomasyon sistemi altyapısında tasarlanarak tek renk- 3000Kelvin LED ışık kaynağı ile oluşturuldu. Bu sistem normal gün ve zamanlarda sade ve hareketsiz bir cephe aydınlatması olarak görünür. Akşamları sadece belli bir 30 dakika aralığında ise geçen tekne turlarına İstanbul semalarındaki günbatımı ve marina tablolarını yumuşak geçişli kareler eşliğinde hareketli olarak sunmakta. Özel gün ve bayramlarda ise o güne özel senaryosu olan tablo ile kutlamasını ifade eder. Bu görüntüler tekne turlarında beklenen kareler olmanın yanı sıra şehir ölçeğinde, yakın sahilde ve karşı yakadan da izlenebilen kareler halinde takip edilir. Otelin ön cephesinde yatak katlarını taşıyan podium ise boydan boya çizgisel ışık ile altı çizilerek koydaki dönüşü ve formu vurgular. İnsan ölçeğindeki bu sadelik otel girişi ve balo salonu giriş saçaklarının ışıklı kanopileri ile koyun hızlıca akan trafiğinde misafirlerine girişleri işaret eder.

Untitled-23

Untitled-24

Yapının ön cephesindeki mimari ritm ve biçimleniş arka cephede farklı bir görüntüye dönüşmekte. Tesisin arka cephesi Maslak istikametinden gelen misafirlere kılavuzluk etmekte. Arka bölümdeki teraslar ve yemek alanları için hafif bir fon oluşturmak amacıyla çok sade bir tasarım tercih edildi. Bunun için arka cephe yüzeysel olarak 70W Metal Halide armatürler kullanılarak aydınlatıldı.

Untitled-25

Tesisin arka tarafında ve havuzlu teraslara bakan cephesinin büyük sağır yüzeyinin özel zamanlarda arkadan cepheye bakanlara bir mesaj yüzeyi olarak kullanılması önerildi. Bu tasarımda sağır cephe bir Video Mapping uygulaması ile farklılaştırılarak özel gün ve zamanlarda kullanılacak hareketli bir ekran haline getirildi. Yılın seçilen özel zamanlarında cephe ebatlarında özel çalışılan bu uygulama için arka teras peyzaj alanı içerisinde dış koşullara dayanıklı özel bir platform hazırlanarak uygun açıdan görüntü yansıtması amaçlandı. Ön ve arka cephede tasarlanan aydınlatma sistemlerinde en önemli noktalardan biri de odaların içerisine ışık girmemesi olduğu için tüm çözümler yerinde test edilerek ve yerine göre ilgili uzman ekipler ile projendirilerek hazırlandı.

Tesisin ikinci çalışma noktası odalar ve koridorlar oldu. İlk konseptlerde odalarda deniz ve yeşil temaları mevcuttu.  Otelin enerji açısından en fazla tüketime sebep olan ve enerji verimliliğinin arttırılması gereken mekânlardan olan odalar ve koridorlar mimari biçimlenişe uygun, fonksiyonel, cephe aydınlatmasını minimal etkileyebilecek ve içeriden boğaza bakan misafirler için gece görüşünü bozmayacak, tümü led ışık kaynaklı, özel üretim tasarımlar ile çözümlendi.

Özellikle giriş katı, lobi, junior balo salonu ve restaurant deniz temaları üzerine sade bir lisan ile biçimlenirken aydınlatma tasarımı da bu yönde paralelliği sağlamayı hedefledi. Tüm projedeki gibi yine led ışık kaynakları kullanıldı. Denize bakan bu özel mekânlarda özel ayarlar ile ışık yansıması minimize edilerek gece konukların denizin içinde otuyor olma konforunu yaşamaları sağlandı. Ayrıca özel üretilen spotlar ile görsel konfor ve yansımalar en aza indirgenerek camda yansımaların önüne geçildi.

Therapia SPA; deniz, eski Türk motifleri ve terapinin eski merkezinin izlerini taşımakta. Kişiye özel renk terapisi konsepti ile tasarlanan masaj odalarında ve tüm genel mekânlarda detaya özgü led ışık kaynakları özel olarak tasarlandı. Hamam bölümü günışığı almayan bir konumda olduğundan dolayı eski Türk hamamlarını yaşatacak bir aydınlatma tasarımı geliştirildi. Geliştirilen bu tasarımda eski hamamlardaki filgözüne benzeyen bir armatür tasarlanarak etkileyici ışık hüzmeleri elde edildi. Kapalı havuz, altın sarısı ve yeşil renklerin birleşimi ile dinlendirici bir su atmosferinde tasarlanırken havuzun üzerinde sarkan denizanası şeklinde özel yapılmış fiber optic aydınlatmalar ve gizli ışıklar konsepti  tamamlamakta.

Untitled-26

Untitled-27Sahil kenarında konumlanan balık ve deniz teması ile tasarlanan restoranda tasarlanan aydınlatma sisteminde kamaşma yapmayan ve mekâna hâkim bakır rengi sıcaklığını yansıtacak özel spotlar tasarlandı. Pastane bölümü tamamen sıcak ışık kaynakları ile tasarlanmış olup davetkâr bir atmosfer sunmakta.

Podyumun bar ve junior balo salonundan dışarı açılan terasları özel olarak üretilen bollardlar ile yumuşak bir sınır çizgisi çizilmekte. Tasarlanan bollardalar çift fonksiyonlu olup, aydınlatma görevinin yanı sıra terastaki priz ihtiyacına da cevap verebilmektedir.

Kompleksin en büyük özelliği %90’ının led ışık kaynakları ile projelendirilip özel olarak yerine göre üretilmesi olmuştur. Bayraktarlar Holding otel yapımını sürdürürken otelin içinde kullanılması tasarlanan birçok ledli ürünün de üreticisi olmuştur. Özellikle cephe aydınlatma, genel aydınlatma ve gizli ışıkların tamamı Bayraktarlar Holding bünyesindeki Chra Lighting’in tecrübeli aydınlatma ar-ge ekibi tarafından, tasarlandığı şekilde geliştirilip, test edilerek üretildi. Bu anlamda da kendi ürününü kendi üreten özel projelerden biri olmuştur.

Bir dönemin en gözde İstanbul otellerinden biri olan yapı, dönemin yabancı devlet başkanlarının, sanatçıların ve ünlü konuklarının ağırlandığı Tarabya koyunun ekol simgesi iken, yenilenen adı ile The Grand Tarabya, daha açılmadan Leading Hotels of the World sistemine dâhil olarak dünyanın en lüks yaklaşık 450 bağımsız oteli arasına girme başarısını gösterdi.

Untitled-28

Yorumlar

Yorum Mesajınız