Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), on ülke hükümetinden kapsamlı bir literatür taraması yaparak elde ettiği, “yarı iletken aydınlatmanın (SSL), insan sağlığına etkileri” raporunu yayınladı. Rapor; binalarda, dış mekanlarda ve evlerde kullanılan, enerji verimi sağlayan LED aydınlatma sistemlerinin güvenli bir ışık kaynağı olup olmadığını inceliyor. Raporda ayrıca, SSL teknolojisinin, diğer aydınlatma teknolojilerine oranla non-görsel efektler (görülmeyen efektler)  sayesinde insan sağlığı üzerine direkt etkilerinin olmasının beklenmediği belirtiliyor. SSL ürünleri tarafından yayılan ışığa maruz kalınması, elektromanyetik alanlar göz önüne alındığında, çekim alanları diğer aydınlatmalara göre genellikle çok daha küçük olduğu için kritik bir önem taşımıyor ve raporda parlaklık ve ışık titremesine dair tavsiyelerde de bulunuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Enerji Etkili Ekipmanı (4E) SSL Annex, dünya çapında enerji tüketimini azaltmak için SSL tanıtımlarına destek olmak ve teşvik etmek için üye ülkelerin hükümetleriyle işbirliği yapıyor. 2011 yılından itibaren SSL Anex, LED aydınlatmayla ilgili sağlık problemlerini içeren kapsamlı bir literatür çalışması yürütüyor. Bu çalışmanın amacı politikacılar ve kanun koyucular için; SSL ürünlerinin, değiştirilmek istenen diğer ürünler kadar güvenli olup olmadığını anlatan bir literatür hazırlamak oldu.

İsviçre Enerji Ajansı Temsilcisi ve SSL Annex Yönetim Komitesi Başkanı Dr. Peter Bennich “Son birkaç yıldır SSL Annex, insan sağlığı üzerinde SSL’in etkisi adına yayınlanmış literatürle ilgili bir çalışma yürütüyor. Çalışma; elektromanyetik alanlar, kamaşma, fotobiyolojik tehlikeler, titreme, elektriksel riskler, pozlama ve ışığın görülemeyen-efektlerini değerlendiriyor. Bu alanlarla ilgili detaylı bir analiz sağlayan çalışma, karar mercihlerine LED aydınlatmanın kuralları açısından başvurabilecekleri önemli bir bilgi kaynağı oluşturuyor.”

Elektriksel risklere ilişkin olarak raporda, SSL ürünlerinin Uluslararası Elektrik Güvenliği Standardı’na uyum gösterdiği belirtiliyor. Uzmanlar, raporda bahsi geçen elektromanyetik alanlarla ilgili olarak SSL ürünlerinin yaydığı ışığa maruz kalan insanların kritik bir risk taşımadığını belirtiyor ve buna sebep olarak da bu ürünlerin çekim alanlarının genellikle evde kullanılan diğer cihazlara göre çok daha küçük olduğu açıklanıyor.

SSL ürünlerindeki göz kamaşması ise diğer bir kritik konu olarak açıklanıyor. Yapılan incelemelerde maksimum parlaklık seviyelerine göre, ürünlerin görülebilir LED nokta kaynaklarına dahil olup olmadığının belirtilmesinin önemi vurgulanıyor. Ayrıca ışık ve arka plan kaynaklarının parlaklık oranı hesaplanmalı ve her aydınlatma enstelasyonu görsel ergonomi kriterlerine göre adapte edilmeli.

Yine rapora göre fotobiyolojik tehlikelerde güvenlik değerlendirmeleri standartı CIE S009 / IEC 62471 kullanan tüm SSL cihazlar için geçerli olmalı ve buna ek olarak IEC TR 62778 rehberi takip edilerek, üreticiler riskli ürün grubunu açıklamalı. Titreşen ışıklar söz konusu olduğunda ise bir ışık kaynağından optik çıkışın modülasyonu rahatsızlığa neden olabilir ve ışığa duyarlı epilepsi hastalarında nöbet ataklarını tetikleyebilir. Yapılan araştırmalarda bazı cihazlarda %100 ışık titremesine rastlanırken, LED lambalarda hiçbir titreşim olmadığı gözlemlendi. Bu nedenlerden dolayı raporda SSL ürünlerinde zorunlu maksimum değerlerin, titremeyi sınırlandıracak şekilde ayarlanmasını öneriliyor.

Raporda son olarak ışığın görülemeyen-efektleri üzerinde duruldu. Rapora göre tüm ışık kaynakları geniş bir yelpazede görülemeyen efektlere sahiptir ve bu durum; hem tasarım aşamasında hem de aydınlatma sistemlerinin kullanımında göz önünde bulundurulmalıdır. Fransa’daki Centre Scientifique et Technique du Bâtiment’dan (CSTB) Dr. Christophe Martinsons, raporun baş yazarlarından biri olarak “LED’ler emisyon spektrumu bakımından, beyaz ışıktan renkli ışığa kadar, oldukça esnek. Sonuç olarak LED cihazlar, doktorlar tarafından bazı tedavi durumlarında görülemeyen efektleri kontrol etmek için kullanılıyor ve gelecekte ışığın görülemeyen efektleriyle, LED cihazların ışıksal ayarlanabilirlik özellikleri özümsenerek birleştirildiğinde, sağlık sektöründe tedavilerde kullanılan fototerapi uygulamaları olumlu sonuçlanacaktır”dedi.

Diğer aydınlatma teknolojileriyle karşılaştırıldığında SSL teknolojisinin görülemeyen-efektleri sayesinde, insan sağlığı üzerinde direkt olumsuz etkileri beklenmiyor. Ancak, SSL dolaylı olarak, yapay ışığa maruz kalma süresinin artmasından sorumlu olabilir. Bu yüzden, gün içinde doğal ve yapay ışığın birleşimi ile uygun bir ışığa maruz kalma seviyesinin sağlanması ve bunun yanı sıra karanlık bir gece atmosferinin de korunması gerekliliği rapora ekleniyor.

SSL Annex hakkında:

2013 IC ve diğer çalışmayla birlikte SSL Annex, ülkeleri SSL teknolojilerine yönlendirerek, ülkelerin uluslararası ve bölgesel düzeyde çalışmasını destekmeleyi amaçlıyor. Annex üyesi ülkeler, uluslararası bir iş birliğine gidilerek, performans ve kalitede uyumlaştırılmış bir konsensüs geliştirmenin önemine inanıyor. SSL Annex; Avusturalya, Danimarka, Fransa, Japonya, Kore, İsviçre, İngiltere, Amerika ve Hollanda gibi üye ülkelerin hükümetlerine sponsor oluyor. Çin, uzman üye olarak SSL Annex bünyesinde yer alıyor. SSL Annex’in çalışmalarındaki çok geniş alanı kapsayan yenilikler, kanun koyucular için rehberlikten, kalite ve performans aşamaları, laboratuvar akreditasyonunu içeriyor.

Haberin orjinali için tıklayınız…

Yorumlar

Yorum Mesajınız