Koen Van Winkel -  Schréder Avrupa Bölgesinden Sorumlu Pazarlama Müdürü

Günümüzde LED ışık kaynakları, dış aydınlatma uygulamalarında kullanılan deşarj lambalarının liderliğini hızla ele geçiriyor. Peki, LED’ler sadece farklı ışık kaynağı mı yoksa teknolojideki bu dönüşüm beraberinde başka sonuçları da getirecek mi?

 

MİSYON, ENERJİ TASARRUFU…

LED TEKNOLOJİSİ İSE BU HEDEFE GÖTÜRECEK ARAÇ

 Kamusal alanları aydınlatma, belediye veya kamu idarelerinin genel enerji tüketiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Halen kullanılmakta olan aydınlatma sistemlerinin büyük bir kısmı artık ömürlerini doldurmak üzereler.

Bazı ülkelerde, zayıf ve yetersiz aydınlatma seviyeleri sunan ve cıva gibi zararlı maddeler içeren lambalarla donatılmış birçok aydınlatma armatürünün var olduğunu görüyoruz.

LED’li yol aydınlatma armatürleri teknolojisi; optimize edilmiş termal ve fotometrik performansları ve farklı aydınlık düzeyi gereksinimlerine çözüm sunabilen otomasyon sistemi entegrasyonları sayesinde belediyelerin enerji tüketiminin %50 ile %80 arasında azaltabiliyor.

LED’lerde beyaz ışık genel olarak üç renk sıcaklığında (sıcak-nötr-soğuk) sunuluyor. En yoğun kullanılan sıcak (3000K)  ve nötr (4000K)  beyaz aralığındaki boşluk her geçen gün giderek azalıyor ve hem görsel konfor hem de teknik performans sunabilen bir ışık kaynağı ortaya çıkıyor. LED ışık kaynaklarının sodyum buharlı deşarj lambalarına göre, çok daha yüksek renksel geri verim özelliği sayesinde tartışmasız daha iyileştirilmiş bir görüntü ortaya çıkıyor.  Bu özelliğin diğer bir sonucu ise standardizasyon kurumlarının belli bir uygulamaya yönelik önerilen aydınlık düzeyi değerlerini azaltabilmelerini sağlayabilecek olması.

www.yeniresim.com_-_Yol_Resimleri_-_Trafik_ok_Youn

MALİYETLERİ SÜREKLİ AZALIRKEN IŞIK AKISI ARTIYOR…

LED’ler üzerinde yıllardır süre gelen gelişmeleri gözlemleyerek yapılmış birçok tahmin mevcut. Bu öngörümler Haitz yasası olarak bilinir ve her 10 yılda paket başına düşen lümen miktarının 20 kat artacağını ve her lümen başına maliyetin 10 kat azalacağını söyler.

Bugüne kadar böylesine bir evrim konvansiyonel ışık kaynaklarında bilinmiyordu. Birim maliyetlerinin giderek azalıyor olması ise hem yeni hem de mevcut aydınlatma sistemlerinin renovasyonu için her tür kamusal aydınlatma uygulamalarında LED aydınlatmanın geniş boyutta uygulanabilinmesine olanak sağladı.

Sadece geleneksel sokak aydınlatması değil, tünel, cephe, spor, sanayi vs. gibi alanlardaki uygulamaların da hızla LED’li armatürler ile donatıldığını veya yenilendiğini görüyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde yeni uygulamalarda LED penetrasyonu %50-70’lere ulaştı. Bu oran bugüne kadar yapılmış olan iyimser tahminlere çok daha erken ulaşıldığını gösteriyor.

 

YATIRIM MALİYETİ, ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE SERVİS ÖMRÜ

LED’ler farklı sürücü akımları ile çalıştırılabilir. Sürücü akımı ve elde edilen ışık akışı ve LED ömrü arasındaki ilişki önemli bir unsurdur ve doğrusal bir ilişki görülmez. Yüksek sürücü akımı ışık akışında artış sağlarken, servis ömründe çok daha belirgin bir azalmaya neden olabilir. Tüketici belirtilen değişkenlerden hangisinden ödün vereceğine karar vermek durumunda kalır. Bu esneklik deşarj lambalarda olmayan bir özelliktir.

 

LED’İN DİGİTAL DÜNYASINDA “KONTROL” ÖN PLANA ÇIKIYORIMG_1601

LED ışık kaynakları elektronik donanım veya sürücülerle çalıştırılır. Bu üniteler LED’ler için sadece uygun sürücü akımını sağlamakla kalmaz aynı zamanda ünitelere entegre edilebilen kontrol sistemleri sayesinde trafiğin yoğunluğuna göre, zaman dilimi ve hava şartları vs.’ye göre aydınlık düzeyi ayarlanabilir. Sonuç olarak bu donanımlar sensör ve kamera kullanımı ile konfor ve güvenlik seviyelerini artırırken, elektrik tüketimini de azaltabilir.

Kamu alanlardaki aydınlatma tasarımlarının artık kontrol edilemez ve kendi başına çalışması gerekmiyor. Uzaktan (kablosuz) yönetim sistemleri ile gerçek zamanlı durum görüntüsü ve raporu alınabilir, ihtiyaca göre aydınlatma senaryoları esnekçe kurulabilir, doğru güç tüketimi ölçümü yapılabilir, bakım programları optimize edilebilir ve de yüksek seviye kontrol yazılımları entegre edilebilir. Tüm bunlar Akıllı Şehirler konsepti açısından ilk ve son derece önemli bir adımlardir.

 

Koen Van Winkel –  Schréder Avrupa Bölgesinden Sorumlu Pazarlama Müdürü

 

 

Yorumlar

Yorum Mesajınız